E-Adalet Forum Top Latest Statistics
| Latest Board Statics 2.0.0 © 2010 IBMafia | |
EYLEM ZAMANIDIR (Ankara'da buluşalım) Artık sesimizi duyurmanın zamanı gelmiştir...
#1
Posted 15 February 2010 - 10:47 PM
Değerli arkadaşlarım bu gün edindiğim bir bilgiye göre 10 Şubat 2010 tarihinde Demokrat Yargı Yönetim Kurulu ile Adalet Bakanlığı arasında keşif yolluklarının dağıtımı konusu üzerine görüşme yapılmıştır. Keşif yolluklarının ödenmesi konusunda Maliye Bakanlığı ile görüşmelerin büyük bir ihtimalle bu hafta içinde sonuçlanacağı, hakim ve savcılar dışındaki personele denge tazminatı ödendiğinden , keşif yolluklarının dağıtımının mükerrer ödeme anlamına gelmemesi için keşif yolluklarının sadece hakim ve savcılara dağıtılacağı, bundan sonraki aşamada ise yeni yapılacak düzenleme uyarınca keşif yolluğu tutarı olarak belirlenen şimdiki aylık üst sınır miktarının iki katı olarak ödemelerin devam edileceği duyumları aldım. düşünün artık Hakim ve savcılarla aynı işi yapan zabıt katipleri ve diğer personelin ne kadar göz ardı edildiğinin açıkça delilidir. nasıl olsa tehditle savunmalarla personel sindirilip istendiği şekilde işler yürüyor. geçenlerde Müdürlere zam verildi. şimdi arkasında bu hukuka aykırılık işlem teşkil edecek peki bu iş nereye varacak değerli arkadaşlarım.
Oysaki deneyimli zabıt katipleri arkadaşlarımızın Değerli hakim ve savcılarımızın yapacağı işin yüzde seksenini yapmakta olup bunuda üst düzeyde bulunan Bakanlığımızdan tutun tüm Bakanlık birimleri bu olayı bilmekteler. Ancak buna rağmen bu şekilde halen personelin özlük haklarının iyileştirilmemesi çok düşündürücü. adamlar ne yaptı yaptılar. Önce nöbet tazminatlarımızı elimizde aldılar. akabinde keşif paralarını da alacaklar tüm personeli ayaklandırdılar. faks çektik ne yaptılar görülmemiş şekilde fahiş miktarda maaşlarımızın 3 katı paralarını yükselttiler.
Değerli arkadaşlarım artık kendimize gelelim masaya yumruk vurmanın zamanı geldi. bırakın işiniz neyse o işi yapın içerde oturup matbu kararlar deyip hakimin yapacağı işleri yapmayın. Madem adımız yazman, veya katip neyse çağırsın o söylesin biz yazalım. af edersiniz biz eşek olursak sırtımıza semer vuran çok olur sonra demedik demeyin acilen ivedi bir şekilde Ankarada sesimizi duyuralım. öyle mesai içerisinde Adliyenin önünde 5-10 dakika ile bu iş olmaz. bizlerde bir hafta sonu tek ses tek yürek acilen Ankara Kızılay meydanında artık bu haksızlığa dur diyelim. acele olarak sayın İbrahim Başkanımında bu konuda toplantı yapıp mutlak şekilde türkiye genelinde hafta sonu Ankara için bir gün tayin etmemiz lazım. ağlamazsak kimse bize emzik vermez haberiniz olsun arkadaşlarım.
Bu arada İVEDİ şekilde bu uygulama olması halinde Sendikaya halen üye olan arkadaşların hızlı bir şekilde istifa etmesi lazım. Sendikalar ne işe yarayacak bu tür faaliyetlerde yerli yerince hakkımızı savunmazlarsa
Other Replies To This Topic
#2
Posted 15 February 2010 - 11:43 PM
Vallahi arkadaşım yani buda olursa hiç şaşırmamak lazım. Bu ne ya böyle birşey olamaz, kabul edemeyiz, ne demek bu . Biz keşfe gidecez, yırtınacaz, vatandaşla boğuşacağız sonra da bu paralar, hakim ve savcılara verilcek. Allah kahretsin. Neymiş mükerrer olurmuş, neymiş denge tazminatı alıyormuşuz. böyle saçmalık olamaz.
Ey sayın hükümet işinize geldiği gibi bazı şeyleri yapmayı biliyorsunuz değil mi, adamına göre muamele etmeyi biliyorsunuz daha ne diyim size bela okumayacağım. Allah bildiği gibi yapsın sizi ve sizin gibilerini...
Aslında suç bizde biliyormusunuz. 20 BİNDEN fazla üyemiz var ama çoğu boş işlerle uğraşıyor, neymiş forumda şiir, forumda aöf soruları,forumda ıvır zıvır şeyler. Beyler kendinize gelin kendinize adamlar bizim hakkımızı alıyor ve istedikleri gibi tasarrufta bulunacaklar ve biz halen uyuyalım.
Ha burdan da İbrahim Başyurt bey efendiye sesleniyorum. Arkadaşım gazete ilanı vermenin zamanı gelmedimi artık, sorunlarımızı sıkıntılarımızı içeren bir yazı yazıp bunu bir veya birkaç gazetede ilan etmeyi düşünmüyormusunuz, yapmanız gereken gayet basit ben size söyleyeyim yapmanız gerekeni, bir metin hazırlarsınız (İSTİYORSANIZ BU METNİ BEN HAZIRLAYABİLİRİM) sonra bu metni yayınlayacak bir kaç traji büyük gazete ile anlaşırsınız fiyatı belirlersiniz daha sonra bizim de varmı 20 BİN ÜYEMİZ. bu 20 bin üyemizden 10-20-30 kim ne kadar gönderebilirse gönderir .Gönderilen bu paralar YARDER'İN HESABINDA TOPLANIR SONRA DA BU PARA GAZETELERE ÖDENİR VE GAZETELERDE BUNU İLAN EDERLER ÇOKMU ZOR ARKADAŞLAR BUNU YAPMAK ALLAH AŞKINA ÇOK MU ZOR....
YETER ARTIK YETER....
#3
Posted 16 February 2010 - 08:39 AM
#4
Posted 16 February 2010 - 08:43 AM
Siteye şöyle bir bakıyordum da şuan online olan kullanıcı sayısı 930 kişi ama bu yazıyı okuyan ,yani bu yazının tıklanma sayısı ise 145 , demek ki diğer arkadaşlarımız başka şeyleri tıklıyor . Olsun yine de bu yazıyı tıklayan tıklamayan, okuyan okumayan herkese iyi çalışmalar....
#5
Posted 16 February 2010 - 08:44 AM
#6
Posted 16 February 2010 - 08:57 AM
#7
Posted 16 February 2010 - 09:00 AM
#8
Posted 16 February 2010 - 09:08 AM
DEĞERLİ ARKADAŞIM..
ARKADAŞLARIM.
Sendikadan istifa etmenin anlamı yok.
(Sendikadan istifa etmemizi isteyen arkadaşımızın bilinç altında ne yattığını bilmiyorum)
Suçu kendimizde arayalım..
Madem ki..
Dernek var.
Derneğin birşeyler yapması lazım..
Gerekirse elini taşın altına koyması lazım..
Suçu sendikaya atmakla bu işler çözülmez..
Yani somut ne yapıldı..
Sormazlar mı adama..
#9
Posted 16 February 2010 - 10:12 AM
#10
Posted 16 February 2010 - 11:32 AM
#11
Posted 16 February 2010 - 11:45 AM
TBMM'ye verilen Kanun teklifini okudum, orada sadece Hakim, Savcılara verileceğine dair bir teklif, tasarı yoktu ama eğer böyle bir şey yapılırsa, bizim de elimizden bu konuda hiç bir şey gelmiyorsa, birlik olup sesimizi duyuramıyorsak, i biz de sadece kendi işimizi yapalım. Mesajlarda da belirtildiği üzere Hakim, Savcı kiminle çalışıyorsak onun yaptırdığı işleri yapalım, matbu kararmış yapıvereyim, yazıvereyim, bunları bırakalım biz de. Biz olmadan ne kadar bu iş yürüyormuş tüm Türkiye görsün. Bu kadarını bari yapalım arkadaşlar ya. bir kere olsun birlik olup da sesimizi duyurmaya çalışalım.
Bizim yağmurda, çamurda, soğukda gittiğimiz keşiflerin, gece yarısı, hafta sonu, bayramı, seyranı demeden gidip yaptığımız mide kaldırıcı otopsilerden hakkımız olarak almamız gereken yasal paranın yarısı kesip, bunu da bize vermeyen, böyle emek gösterip hakettiğimiz parayı, diğer kurumlarda ki vatandaştan alınan kayıt parası, vb. ücretler gibi havuzlarla bir tutup denge tazminatından yoksun bırakıp, ya da denge tazminatını verip havuz parasını kesip dalga geçer gibi uygulama yapılıyor farkına varın artık bu işin.
#12
Posted 16 February 2010 - 12:05 PM
Malesef o dediğiniz de bizim bakanlıkta yok. Herkes yaptığı işin farkında ama kimse elini taşın altına koymuyor. Çalıştığımız hakim ve savcıdan korkmaktan, verdikleri her işi yapmaktan (çay getir, sigara al, tost söyle, arabadan dosya getir, karar yaz, vs. vs.) bıkmadınız mı? Gelin korkularımızı bir kenara bırakalım, zaman birlik zamanı, ne olur ki hakkımızı aradığımızda başımıza en kötü ne gelir ki? Birlik ve beraberlik olduğu sürece hakkımızı arıyoruz diye kimse cezalandıramaz arkadaşlar. Bunun yolu gazete ilanı olur, Ankara'da eylem veya basın açıklaması olur, millet vekillerine e-mail atmak olur..., olur da olur. Yeter ki yapmak isteyelim. Arkadaşın dediği gibi şu sitede kaç bin üye var ama herkes başka alemlerde. Açılan konular hava civa, sitenin ana sayfası bile bakın kaç gündür değişmiyor, herkes uyuyor, uyutuluyor.
İYİ UYKULAR...
Saygılarımla,
#13
Posted 16 February 2010 - 12:11 PM
Yine yeni bir eylem talebiyle yazı yazmışsanızda forumu araştırdığınızda daha öncede bu tarz fikirlerin olduğu ve sonuçta hiçbir şeyin yapılmadığını göreceksiniz. İki örneği aşağıya çıkarıyorum. Detaylı araştırmalarda çok daha fazlasını bulacağınıza eminim.
http://www.e-adalet.org/forum/index.php?showtopic=8105
http://www.e-adalet.org/forum/index.php?showtopic=7875
Ayrıca kişisel görüşüm olarak, sokakta birşey kazanılmayacağı gibi, kazanılsa bile uzun vadeli ve sağlıklı olmayacağını düşünüyorum. Yapılması gereken bir şey varsa, demokratik ve anayasal bir yol olan dilekçe hakkımızı kullanmaktır. Şuan Ülkemizde en üst kurum olan Cumhurbaşkanına bile internet sitesinden direk ulaşma imkanı var. Başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Devlet yetkililerine e-posta, bimer, vb. gibi yöntemlerle ulaşmak, hem kolay hem de çok daha etkili olacaktır.
Adliye Personeli hiçbir zaman sokaklara inmez, keza varsayalım inse bile eminim ki bu durumdan istifade edip eylemleri kendi istedikleri şekilde yönlendirmek isteyenlerin hedeflerinde olacaklardır.
(Bu konuyu bugün konuşulan ve beraber tartışılmasında yarar olacak Keşif yollukları ile ilgili konu başlığı ile birleştiriyorum.)
#14
Posted 16 February 2010 - 01:43 PM
Ancak önce bu bilginin doğrulanması gerektiğni düşünüyorum ...
#15
Posted 16 February 2010 - 01:52 PM
Gün birlik günü, uyumayalım ve hakkımızı arayalım, bu sadece havuz paralarıyla alakalı değil, genel sorunlarımızın tümünü hiç bir şey yapamıyorsak internetin imkanından faydalanalım. Gerekli yerlere mailler atalım.
İYİ UYKULAR TÜRKİYE diyordu bir radyocu. Gerçekten de öyle
Recep İvedik 3'ü ilk günde 1,5 milyon kişi izlemiş, vay halimize, vay...
#16
Posted 16 February 2010 - 01:53 PM
Bugün Dünya üzerinde çalışma saati 8 saat olarak belirlenmiş ise(istisnalar kaideyi bozmaz), bu süreç yaklaşık 200 yıl sürmüştür. Bu süreçte ölenler tutuklananlar, işkence görenler v.s. olmuştur. Mücadele konusunda biraz araştırma yaparsanız yüzümüze tokat gibi çarpan bu gerçeği görmek çok zor olmayacaktır. Yani işin Türkçesi şudur, biz bugün 8 saat mesai yapıyorsak bu, bu yolda ÖLENLER sayesinde olmuştur.
12 Eylül 1980 darbesi Türkiye'nin sağı veya solu olsun farketmez toplumun düşünen kesiminin üzerinden geçmiştir. Hani derlerya askeri darbeler ülkeleri bir kaç sene geri götürür diye, işte bizim ülkemizde aynısını yaşamıştır. 20 sene sonra insanlar kafalarını, gömdükleri kumlardan çıkartıp çevrelerindeki olup bitenlere bakmaya onları görmeye ve en önemlisi olaylar hakkında DÜŞÜNMEYE başlamışlardır.
Düşünen inisan her zaman tehlikelidir. Çünkü ezemezsiniz, onu kullanamazsınız, ona angarya yükleyemezsiniz.
Peki düşünmeye başlamış bir insan, bazı şeylerin farkına vardığında hangi yolu kullanarak hakkını arayacaktır? Aslında çok fazla da seçeneğimiz yok. Bizlerin silahlı mücadele vermesi söz konusu değil. O zaman hukuka başvuracağız. Peki açtığınız davalar ne kadar sürede bitecek? bilmiyoruz. Bizim hakkımızın gasp edilmesi kanunla oluyorsa hangi yargı organı bizim yanımızda olacak?
Rakibinize hamle yaparken en güçlü olduğunuz yönünüzü kullanırsınız. Peki nedir bizim gücümüz? Biz üreten bir güçüz yani hizmet üretiyoruz, yazıyoruz, taşıyoruz, okuyoruz, anlatıyoruz vs. aslında yapılacak tek eylem vardır en güçlü olduğumuz yönümüzü kullanmak üretimi KESMEK. 1 gün adliyenizde işlem yapılmadığını düşünün. düşünün düşünün. Esaslı bir iş bırakma eylemi sonucu Adalet Bakanlığında kaç tane genel müdür, daire başkanı v.s. koltuğunda kalır acaba. veya BAKAN.
Bahsettiğimi 200 yıllık tarihte inanlar hep eylemlerle kazanım sağlamışlardır. Tabiki her eylem sonucu kazanım olacak diye bir kural da yoktur ama kazananlar hep direnenlerdir. Eylemi nasıl veya kaç kişiyle yaptığınızın da pek önemi yoktur. Önemli olan duruşunuzdur. Bakın Tekel işçilerine. İşte bu bir duruştur. sayılarının ne önemi var.
Hemen buraya bir özeleştiri sıkıştırayım. SSGS yasası çıkmasın diye Ankara Sıhhiye Meydanında yaklaşık 100 bin kişiyle yapılan eyleme katılan birisiyim. noldu hangi haberlerde çıktık? Sonuç? Sonuç ne mi, artık muayene için bile ücret veriyoruz. Sayının ne önemi var.
SONUÇ:
Eylem yapmadan hiçbirşey kazanamayız. ÇÜNKÜ TEK GÜCÜMÜZ PARMAKLARIMIZ.
#17
Posted 16 February 2010 - 02:37 PM
Bu nedenle ben kişisel tepkilerle bir yere varmaya çalışmamızda yarar olduğunu düşünüyorum.
Bunu da nasıl yapabiliriz;
-Ben TBMM adalet komisyonu, bazı bakanlar, milletvekilleri, sesimizi duyurabileceğimiz kişilere tek tek e-mail atmayı, derdimizi anlatmayı düşünüyorum
-Bundan sonra mesai saatlerine çok çok dikkat edip, sabah 08.00 de kesin olarak işyerimde olup akşam 17.00'da çıkmayı (mesai ücretinden de yararlanmamayı göze alarak)
-Bundan sonra hertürlü matbu işi YAPMAMAYI, sadece amirimle çalışmayı, gerekirse saat 12.00 olduğunda duruşmayı bırakıp çıkmayı düşünüyorum (Bunu yapan arkadaşlar da var)
Bu şekilde her türlü kişisel tepkimi göstermeyi düşünüyorum. Herkese de tavsiyem budur.
Yapılacak olan toplu bir grev olursa buna da her şekilde katılırım tabi ki.
#18
Posted 16 February 2010 - 04:09 PM
Arkadaşımızın düşüncelerine aynen katılıyorum. Üretimden gelen gücü kullanmadıktan sonra istediğin kadar debelen dur. Ama bunun için de her zaman bahsettiğim üzere BİRLİK VE BERABERLİK şart. Bizim insanımızda da bu yok işte. Biraz önce serviste (yaklaşık 15 kişi) arkadaşlara havuz paralarının ATGV ye devredileceğini ve hakim ve savcılara dağıtılacağını söylediğimde hiç kimse bir tepki göstermedi. Herkes halinden memnun anlayacağınız, kimsenin bu konuda kılını kıpırdatmaya niyeti yok.
Gelin birlik olalım, işi kolay kılalım...
Saygılarımla,
#19
Posted 16 February 2010 - 07:01 PM
#20
Posted 17 February 2010 - 08:41 AM
Share this topic:
Similar Topics
| Topic | Forum | Started By | Stats | Last Post Info | |
|---|---|---|---|---|---|
|
İnfaz Koruma memurlarının tayinleri kolaylaştırılsın artık
tayinlerimiz bu kadar zor olmamalı |
Infaz Koruma Memurlari | infaz42 |
|
|
|
Bassavci'dan ayni eyleme iki farkli uygulama
|
Hukuki Haber & Örnek Mahkeme Kararları | GöLGe |
|
|
|
Kısa-Orta-Uzun Vade Eylem Planı (YARDER)
YARDER |
Yarder Yazismalari | ergun |
|
|
|
Okul zamany internet kafeye giri? yasak
|
Haberler | alper |
|
|
|
Müslüm Gürses Tutamıyorum Zamanı
|
Yerli ve Yabanci Sarki Sözleri | veganja |
|

Help














