E-Adalet Forum: Adliye çalışanlarının temel sorunları - E-Adalet Forum

Jump to content

Online Sınav Sistemi Hizmete Girmiştir http://www.e-adalet.org/online_sinav/

E-Adalet Forum Top Latest Statistics

Last 20 Topics:  #1 Havuzlarla ilgili Güzel Bir Yazı By: gimbir      #2 ZAM İSTİYORUZ By: EMEKTAR      #3 2010 Yılı İcra Müdürlüğü Sınav Tarihi Açıklandı!!! DETAYLAR. By: kartol      #4 KENDİ RUHUMUZLA BULUŞMAK.... By: ciproktan      #5 3717 Sayılı Kanunun Genelge Yayımlanıncaya Kadar Dağıtılmayacağı Hakkında Duyuru By: gimbir      #6 Medya iletişim By: GöLGe      #7 GERÇEK DOST By: BASYURT      #8 İZİ KALIR By: BASYURT      #9 Online Sınav Sistemi Hizmete Açılmıştır By: EMEKTAR      #10 MUTLULUK By: dunyayadeger      #11 İDARECİ KİMDİR By: *Şefyazman*      #12 BİR BAKIŞ AÇISI.... By: *Şefyazman*      #13 Ceza ve Tevkif Evleri Görevde Yükselme ve Ünvan Değişikliği Soru ve Cevapları 2008 Yılı By: fdemir      #14 2009 Yılı İcra Müdürlüğü Sınav Soruları ve Cevapları By: fdemir      #15 HAVUZLARLA İLGİLİ TASARI MECLİSTE KABUL EDİLDİ. By: ebarış      #16 HALİL İBRAHİM BEREKETİ By: ciproktan      #17 Görevde Yükselme Ders Notları(İnsan Hakları) By: kurt176      #18 İDARECİLERE ÖĞÜTLER By: BASYURT      #19 KARAMOĞLU MEHMET BEYİ ARIYORUM... By: BASYURT      #20 NİKAHTA KERAMET BU SANIRIM By: BASYURT      Top 5 Posters:  #1 - GöLGe (5790)  posts    #2 - *CLeRiC* (4973)  posts    #3 - *Şefyazman* (4669)  posts    #4 - amonra (2851)  posts    #5 - Nergin (2847)  posts    Forum Status: Total Topic: 16012   Total Reply: 83647   Total Read: 9,853,134   
Latest Board Statics 2.0.0 © 2010 IBMafia

Page 1 of 1
  • You cannot start a new topic
  • You cannot reply to this topic

Adliye çalışanlarının temel sorunları Rate Topic: -----

#1 User is offline   GöLGe 

  • Site Kurucusu...
  • View blog
  • View gallery
  • Group: Administrators
  • Posts: 5,790
  • Joined: 02-October 03
  • Gender:Male
  • Location:Site Kurucusu

Posted 29 May 2009 - 12:04 PM

Aşağıda yer alan metin, üyelerce hazırlanmış olup, içeriği memurlar.net tarafından uygun bulunarak ana sayfada yayımlanmaktadır.

Adliye Çalışanlarının Temel Sorunları

Elbette her çalışan kesimin çok önemli sorunları vardır. Adliye çalışanlarının en önemli sayılabilecek sorunlarını, mümkün olduğunca dile gelebilen türden, kimsenin hakkına girmeden telafi edilebilecek sorunlarını bir araya toplamaya çalıştık. Burada bildirmediğimiz sorun kalmasın istiyoruz . Ama adliye çalışanı okuyucularımız burada yazılanları okuduklarında bazı eksiklikler görebilirler. Herkes elinden geleni yaparsa, el birliğiyle kurumumuzu yüceltir, eksiklerini giderir, daha huzurlu bir çalışma ortamına ulaşırız.Umalım ki burada samimiyetle bildirdiğimiz problemlerimiz Adalet Bakanlığı yetkililerine ulaşsın ve çözümü için çalışmalar yapılsın. İşte adliye çalışanlarının en bilinen ve bir an önce düzeltilmesi gereken sorunları:

1- EĞİTİM:

Çok garip gelecektir ama ne yazık ki adliyelerde adalet bakanlığına bağlı çalışan Hakim, Savcı ve İcra Müdürü dışındaki hiçbir personel -çok küçük ve anlamsız formaliteleri hesaba katmazsak- hiçbir eğitim almadan göreve başlatılmakta ve çalışırken de hiçbir eğitim verilmemektedir. Üstelik de işe başlayan her memur, çok ciddi kaygı ve endişelerle görev yapmaktadır.

Bunun yerine personel eğitimi tamamlandıktan sonra iş tanımlarının yapılarak görevine başlatılmalı ve hiçbir personelin işi dışında çalıştırılmaması gerekmektedir.

Ayrıca taşrada çalışan personelin periyodik zamanlarda hizmet içi eğitimlerde sıraya tabi tutulmak suretiyle uygulamada birliğin sağlanması, mevzuat değişikleri için değişiklik sonrası çok hızlı bir şekilde bilgilendirme toplantılarının yapılması gerekmektedir.

Personel tüm yasal değişiklikleri kulaktan kulağa birbirine aktarmak suretiyle sağduyu kaynaklı olarak uygulamakta, hiçbir somut dayanağa başvuramamaktadır.

2- SOSYAL İHTİYAÇLAR:

Adliye çalışanları Hakim ve Savcılar ile diğerleri olarak ayrı ayrı muamele görmektedir bu konuda. Belki doğrudur uygulama. Ancak diğer personele hiçbir sosyal hak tanınmamaktadır. Bu yönüyle eksiktir. Örneğin personelin Türkiye genelinde sadece 2 tane misafirhanesi bulunmaktadır. Adliyelerin çoğunda kantin, çay salonu gibi yerler bulunmamakta, bulunanlar ise kullandırılmamaktadır.

Bu hususta her birinin farklı saatte işe gidip gelme zorunluluğu, sürekli çok yoğun çalışması, günlerce süren nöbetler ve sair diğer nedenler; çalışma barışını çok olumsuz etkilemekte, personelin birbirleriyle sürdürmeye çalıştığı insani ilişkileri dahi ciddi gayretlere ihtiyaç göstermektedir. Bu durumun iş sahiplerine, vatandaşlara da olumsuz etkileri olmaktadır.

Oysa yargı çalışanlarının, amiriyle memuruyla sürekli olumlu ve ılımlı tavırlar içinde olması gerekmektedir. Zira artık Avrupa Birliği anlayışıyla sürdürülmek istenen devlet kurumlarımızın psikolojisi daha büyük emekler istemektedir.

3- KIDEM VE GÖREVDE YÜKSELME:

Adliye çalışanlarının hiç birinin kendine mahsus bir eğitimi olmadığı gibi mantıklı bir görevde yükselme şekli de bulunmamaktadır.

Kurum içi yükselme sınavını kazanan Yazı İşleri Müdürlerine de aynı şekilde atama sonrası eğitim verilmemektedir.

Örneğin; çalışanların eğitimlerini iyileştirmek için Anadolu Üniversitesi bünyesinde açılan iki yıllık Adalet Meslek Eğitim Önlisans Programlarına halen yüksek okul öğrencisi oldukları için kabul edilmeyen personel, şu an İcra Müdürlüğü sınavına alınmamaktadır.

Diğer bir örnek; mahkeme ve savcılık Yazı İşleri Müdürlüğü kadrolarına müracaatlarda 5 yıl fiili görev süresi dolan zabıt katiplerinin girebilmesi gerekmektedir. Bunun için özerk bir karar alınmasını beklemek yerine her yıl belli tarihlerde ve sürekli olarak eleman ihtiyacının karşılanması, akabinde görevde yükselme sınavının yapılması gerekmektedir.

4- SORUMLULUK ORANINDA GÜVENCE VE ÜCRET

Unvan ve sıfatı belirlenmemiş olan personele bir de hiçbir maddi değerle ölçülemeyecek kıymet taşıyan dava ve soruşturma dosyalarının sorumluluğu verilmekte ve bu durum her nasılsa yıllardır görmezden gelinmektedir. Kaybolması durumunda hem dosyanın telafisi çok zordur hem de personelin cezai müeyyideye maruz kalması ve sonucunda ceza alması kaçınılmazdır.

Bununla birlikte adliye personelinin yargılanması tüm diğer kurumlarda yapıldığı gibi 657 sayılı yasaya göre yapılmayıp, ön inceleme yapılmaksızın suçlu muamelesi görüp bu pozisyonda yargılamaları yapılmakta, hatta kısa sürede görevden el çektirilmeleri yaşanan uygulamalardır. Verdiğimiz bu örneklerin defalarca yaşanmış gerçekler olduğunu göz ardı etmememiz gerekir.

Bu denli risk altında çalışan hâkim, savcı ve diğer personele diğer bir çok meslekte olduğu gibi “iş gücü riski tazminatı” ödenmesi gerekmektedir.

5- EK GÖSTERGE

Diğer kurumlarda çalışan müdürlerin ek göstergesi 3000 iken, yine adliyelerdeki Yazı İşleri Müdürlerinin ek göstergesinin 2200 olduğu Adalet Bakanlığına bağlı kurum cezaevleri müdürlerinin göstergesinin dahi 3000 olduğu haksızlığının giderilmesi gerekmektedir.

6- MAAŞ ADALETSİZLİĞİ

Ülkemizde memurlar arasında yapılacak bir maaş sıralaması mümkün olsa, adliye çalışanı bu sıralamada en alttan ikinci sırada olacaktır. Zira ne Mahkeme Katipleri, ne de Savcılık Katiplerinin veya Yazı İşleri Müdürlerinin herhangi bir uzmanlık yada unvanları bulunmamaktadır. Üstelik çok basit bir yaklaşımla bu açığı sadece gelir yönünden değiştirecek olan Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni kadrosu teklifi de yargı çalışanını ileride büyüyecek yeni bir bunalıma götürmektedir.

7- GÜVENLİK

Adliye binaları girişlerinde gerekli güvenlik sistemlerinin kurulması, sistemin kurulu olduğu adliyelerdeki çalışan personelin ise adliye girişlerinde güvenlik nedeni ile karşılaştıkları zorlukların giderilmesi, personelin vatandaşların giriş yaptığı kapılardan girişlerinin yapılmaması, ayrı bir giriş kapısının tahsis edilmesi;

8- İŞ RİSKİ

Adalet Bakanlığı çalışanları yaptıkları ve yerine getirdikleri görev nedeniyle her zaman çok ağır bir risk altındadırlar. Her yeni yasa Adliye Personelinin daha fazla çalışması anlamına gelmektedir. Bunları örneklerle de açıklamamız mümkündür. Duruşmalarda güvenliği sağlamakla görevli olan mübaşirler, duruşma anında meydana gelebilecek olası tartışma ve fiili saldırılarda olaya birinci elden müdahil olmak zorundadırlar.

Yargılamayı yapan hâkim savcı ve zabıt kâtiplerinin de bu fiili saldırılara maruz kalmaları mümkündür. Böyle olaylar yargının zafiyeti kaygısıyla genellikle saklı tutulmaktadır. Saklı tutulması da gerekir ancak somut olarak kayda değer önlemler alınmalıdır.

9- ULAŞIM

Çoğu kurum çalışanına servis tahsis edilmiştir. Adliye çalışanı sabahleyin işe gideceği zaman tüm kurum servisleri önünden geçtikten sonra arkasından gelen belediye otobüsü ile bütçesinden karşıladığı yol ücreti ile işine gitmektedir. Yargı çalışanlarına servis imkanı tanınmamıştır ve bu da çalışma barışını olumsuz etkilemektedir.

Çalışan personelin ulaşımını sağlayacak servis aracı tahsis edilmesi, bu mümkün olmazsa çalışan personele işe geliş gidiş adı altında nakdi ücret ödenmesi sosyal adalet anlayışına uygun olacaktır.

10- KİRA VE LOJMAN

Yargı çalışanları için lojman temini hususunda girişimlerde bulunulması veya Başbakanlığa bağlı TOKİ aracılığı ile çalışanların ücretleri de göz önünde bulundurularak ev sahibi olmalarını sağlayacak adımların atılması, bu imkânların elde edilinceye kadar personele kira yardımının günün şartları da göz önünde bulundurularak yeniden yapılması gerekmektedir.

11- GİYECEK ÖDENEĞİ:

11,50 TL gibi çok komik rakamlara karşılık gelmekte olan giyecek ödeneğinin günümüz ekonomik koşullarına uygun hale getirilmesi gerekmektedir.

12- YİYECEK ÖDENEĞİ:

Bakanlıktan gönderilen yiyecek ödeneği payının çok kısıtlı olması nedeni ile adliyelerde çıkan yemekler çok düşük kalitede kalmaktadır. Çoğu özel tabldot uygulamaları adliye yemeklerinden daha yüksek kaliteye ulaşmış durumdadır. Yiyecek ödeneğinin günümüz şartlarına uygun gönderilmesi ve ayrıca da yemekhanesi bulunmayan adliyelerde çalışan personele bu ücretin nakdi olarak ödenmesi gerekmektedir. Yemek konusunda dahi devletin memurlarının birbirinden farklı tutulması da çok daha düşündürücüdür.

13- BANKA PROMOSYONLARI:

Bu konudaki yasal düzenlemeler tamamlanmış olmasına rağmen taşra teşkilatındaki bazı adliye çalışanları promosyonlardan henüz yararlanamamaktadır.

Önceki yıllarda Kurumsal menfaate dayalı olarak bankalarla yapılan çok uzun süreli anlaşmalar adliye personelinin banka promosyonlarından yararlanmasını engellemiştir. Öyleki bunun telafisi dahi mümkün olmamaktadır.

14- PERSONELİN YARGILANMA USULÜ:

Adliyede çalışan Mübaşir, Zabıt Katibi, Yazı İşleri Müdürü ve İcra Müdürlerinin yargılamaları Hakim ve Savcılar gibi yapılmakta ancak özlük hakları 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa istinaden düzenlenmiş bulunmaktadır.

Oysa Hakim ve Savcılarımıza aynı yasadan kaynaklı olarak maaşlarının brüt %10’u oranında ödenmekte olan yargı ödeneği anılan personele ödenmemektedir.

Memurlar 657 sayılı kanuna istinaden yargılama işlemlerinin yapılması gerekir iken hâkim ve savcı kabul edilerek 2802 sayılı kanuna göre yargılanması doğru değildir.

Aynı nedenlerle personel kendisini ziyadesiyle sorumlu hissetmekte ve şu an adliyelerin tamamında personel mesai bitiminde iş yerini terk edememektedir.

15- SENDİKA ODASI TAHSİSİ:

Adliye binalarında Sendikal faaliyetler için temsilci odalarının olmaması büyük bir eksikliktir. Bu konuda birçok genelge çıkarılmasına rağmen, bu genelgelere uyulmamakta hatta bu nedenle adliye çalışanların sendikal hakları önemli ölçüde diğer kurumlara göre geride kalmaktadır.

16- ARAÇLARIN KASKOLANDIRILMASI:

Çok yaygın bir uygulama olan kasko uygulaması henüz Adalet Bakanlığı Merkez ve Taşra teşkilatı ile yüksek yargı organlarına ait araçlar için tam anlamıyla uygulanmamaktadır. Bu da meydana gelecek üzücü olaylarda görevlileri ciddi ölçüde etkilemektedir.




0


Page 1 of 1
  • You cannot start a new topic
  • You cannot reply to this topic

Other Replies To This Topic

#2 User is offline   Son_Samuray 

  • Usta
  • View blog
  • Group: Usta
  • Posts: 704
  • Joined: 12-September 07
  • Gender:Male
  • Location:Son_Samuray

Posted 30 May 2009 - 10:49 AM

Peki, Adliye çalışanları ne yapıyorlar... smiley25.gif
0

#3 User is offline   cerkez79 

  • Kıdemli Uye
  • Group: Kidemli Uye
  • Posts: 329
  • Joined: 02-November 07
  • Gender:Male

Posted 01 June 2009 - 11:29 PM

2- SOSYAL İHTİYAÇLAR:

Adliye çalışanları Hakim ve Savcılar ile diğerleri olarak ayrı ayrı muamele görmektedir bu konuda. Belki doğrudur uygulama. Ancak diğer personele hiçbir sosyal hak tanınmamaktadır. Bu yönüyle eksiktir. Örneğin personelin Türkiye genelinde sadece 2 tane misafirhanesi bulunmaktadır. Adliyelerin çoğunda kantin, çay salonu gibi yerler bulunmamakta, bulunanlar ise kullandırılmamaktadır.

Bu hususta her birinin farklı saatte işe gidip gelme zorunluluğu, sürekli çok yoğun çalışması, günlerce süren nöbetler ve sair diğer nedenler; çalışma barışını çok olumsuz etkilemekte, personelin birbirleriyle sürdürmeye çalıştığı insani ilişkileri dahi ciddi gayretlere ihtiyaç göstermektedir. Bu durumun iş sahiplerine, vatandaşlara da olumsuz etkileri olmaktadır.

Oysa yargı çalışanlarının, amiriyle memuruyla sürekli olumlu ve ılımlı tavırlar içinde olması gerekmektedir. Zira artık Avrupa Birliği anlayışıyla sürdürülmek istenen devlet kurumlarımızın psikolojisi daha büyük emekler istemektedir.



ikinci maddeyi iyi okuyun özellikle koyulaştırılmış ve altı çizilmiş yerleri. Kim bu yazıyı yazanlar çok merak ediyorum. kusura bakmasınlar bizler katipler. Mübaşirler, yazı işleri müdürleri gece gündüz çalışmasak gerekirse ailemizden fedakarlık etmesek bir çok hakim savcı ne rahat bir teftiş verirler nede rahat rahat terfi edebilirler. Ben hakimim ben savcıyım düzeltme yapmam reddederim gider. İKi kelime bile yazmam. Ben karar veririm geçerim. Hakim bey kararı yazalım dur benim işim var sen başlığı aç Kararın her yerini katip yazsın ben kısa bir gerekçeyi sonra yazdırırım. nede olsa onlar amale bir hakim kadar hukuk bilecekler ama en çok yazı işleri müdürü olacaklar. Bir çok mübaşir arkadaşım ekstra olarak katiplik, bir çok katip arkadaşım ekstra olarak yazı işleri müdürlüğü işleri yapıyor.
Söze gelince katiplerimi ödüllendirmem gerekiyor diyen hakim katibi eğer benim aile huzurum kaçtı ben önümüzdeki hafta senelik iznimi kullanmak istiyorum derse. Cevap tabiki; Olurmu kalemdeki işleri kim yapacak zaten personel az işler yetişmiyor, o zaman şu şu işleri yapayım şu hafta gideyim o zamana ben karışamam! neden? çünkü ben o tarihte eşimi çocuğu memlekete götüreceğim sen o zaman ne yaparsan yap. Hakimin savcının eşi, çocuğun rahat rahat memleketine gitsin ama benimde aile huzurum bozulmasın ama ne fayda kime söylüyoruz
Anket yapsınlar evli arkadaşlar arasında kaçımıza eşimiz yatak yorganı gösterip sen bunları al adliyeye götür dolabına koy akşam eve gelip gitmekle zaman kaybediyorsun adliye yat dedi? yada kaçımız eşi ile adliyenin yoğun temposu ile çalışırken sıkıntı yaşamadı. Yada tüm Adliye çalışanlarına sorsunlar acaba kaç tanemiz iş stresi yüzünden anti depresan haplar kullandık.
Bavul bavul evine dosya götüren, gecenin bir yarısına kadar adliyede çalışan Hakim savcılarımızda var onlarında rahatlatılması gerekmektedir.
İşin en acı tarafı bizi belki biraz rahatlatır bizim için biraz sesini çıkarttır diye düşündüğümüz hakim ve savcılarımız sürekli üzerimizdeki baskıyı arttırmaya çalışmaktadırlar. Ama unutmasınlarki ya hep beraber batacağız yada hep beraber çıkacağız. Van adliyesindeki arkadaşımızın olayını halen unutmadık. bu olaya seyirci kalanlarda unutmasın!!!
Hakim ve savcılarımızın içerisinde gerçekten bizim yargı sistemi için ne fedakarlıklar yaptığımızı bilen çok iyi hakim ve savcılarımızda var ama onların bizim içinde çırpınmaları bu denizde küçük dalgalar oluşturuyor. Hep birlikte olmazsak ne onların kıpırtısı yeter bu denizi dalgalandırmaya nede bizlerin kıpırtısı yeter.
Diğer bakanlıklara bakın bütün personel bir hareket ediyorlar.
Tüm adli personelin sorunlarımdan bahsediyorsunuz, ama bize değirleri diyorsunuz bu kelime bana ne anlatıyor sinirden deliye dönüyorum bu aşağılayıcı kelimeyi görünce birde bu yazıyı yazanlar düşünsünler onlara birileri diğerleri dese ne yaparlar? Artık ağzımıza bir parmak bal çalmayla olmuyor bu işler.

NOT: Tüm adliye çalışanlarına diğer demeyen onlarıda aynı mesaide çalıştıkları kişilikler, mesai arkadaşları olarak gören amirlerimize herhangibir sözüm yok. Biz birlikte bu sıkıntıları yeneceğiz smile.gif)
0

#4 User is offline   ab77583 

  • Yeni Uye
  • Group: Uye
  • Posts: 17
  • Joined: 20-November 07

Posted 24 June 2009 - 11:19 PM

Öncelikle sıkıntılarımızı dile getirdiğiniz için size teşekkür ederim.
Artık işimizin yoğunluğunun, riskinin, ücret adaletsizliğinin ve diğer sıkıntılarımızın bakanlığımız tarafından görülmesi gerektiğini düşünüyorum,
ben mübaşirim sizlere bir kaç sıkıntılı anımdan birisi anlatmak istiyorum, bu anılarım adliye içirisinde değil adliye dışındada oldu ama ben adliye içirisindekini anlatacağım,
yılını tam olarak hatırlayamıyorum ama 2000 veya 2001 yılıydı, cinsel taciz suçundan duruşma yapılıyor tarafların her ikisinde duruşma salonunda, her ikiside şikayetçi sanık konumunda, erkek sanığın savunması alınırken kadın sanık bir ara dizini kaşır gibi oldu üzerinde uzun kalın çorap ve eteklik vardı, kadından şüphelendim tam hakim beye bu kadında birşelre var diyecekken kadın bıçağı çıkardığı gibi diğer sanığa salladı, bereket bıçak adama saplanmadı, ben kadını salondan dışarı attım ama kadın kolunu kapının arasına soktuğu için kapıyı kapatamadım, kadın bu sefer bıçağı bana sallamaya başladı, elinden bıçağı almaya çalıştım ama kadın kolunu kapının aralığından çekti, kadın kolunu kapıdan çektikten sonra dışarı çıkarak, birilerinin yardımıyla elinden bıçağı aldık,
birinde de keşifte davacı ile mahalli bilirkişinin arasında kaldım, davacı mahalli bilirkişiyi dövme kalkıştı, ben ayırmaya çalıştım ve arada kaldı,
şimdi bazı arkadaşlar sen duruşma salonuna girenleri aramıyormusun diyecek belki ama karşındaki kadın nasıl arayacaksın, bunları düşündükçe acaba bendemi bir hata var bu tür olaylar benimi buluyor diyorum kendi kendime,
0

Share this topic:


Page 1 of 1
  • You cannot start a new topic
  • You cannot reply to this topic


1 User(s) are reading this topic
0 members, 1 guests, 0 anonymous users

AOF Sorularını Sitemizden İndirebiliriz